Archive for: Haziran 2010

27 Haziran 2010

Yatmadan önce su için !

Filed under: Sağlık - 27 Haz 2010

329218 Yatmadan önce su için !

Yatmadan önce su içmek kalp krizi riskini azaltıyor..
Selçuk Üniversitesi (SÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Türk özellikle kalp ve damar hastalığı olan kişilerde vücudun aşırı sıvı kaybetmesi sonucunda kanın akışkanlığının azalmasının kalp krizine ve felce neden olabildiğini bunun önüne geçilebilmesi için yatmadan önce birkaç bardak su içilmesinin yararlı olacağını söyledi.

SÜ Meram Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Nefroloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Türk AA muhabirine yaptığı açıklamada suyun doğru zamanlarda doğru miktarlarda içildiğinde insan sağlığı için birçok yararı olduğunu hatırlattı.

İnsan vücudunun yüzde 60-70′inin sudan oluştuğunu bu nedenle vücudun su dengesinin büyük önem taşıdığını ifade eden Türk “Bu sıvı dengesinin sağlanması ve metabolizma sonucu ortaya çıkan zehirlerin atılması için günde 1 1.5 litre idrarın çıkarılması lazım. Bu 1 litre idrarın çıkması için de günde 2-2.5 litre su içilmesi gerekir” dedi.

YATMADAN ÖNCE İÇİLEN SU KALP KRİZİ RİSKİNİ AZALTIYOR

Prof. Dr. Türk kanın yüzde 80′inin sudan oluştuğunu bu suyun kanın akışkanlığını sağladığını vurgulayarak şunları anlattı:

“Kanın akışkanlığının azalması bazı sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Özellikle kalp ve damar hastalığı olan kişilerde vücudun aşırı sıvı kaybetmesi sonucunda kanın akışkanlığının azalması kalp krizi ve felce neden olabiliyor. Kan akışkanlığında kanın içindeki sıvı miktarının önemli etkisi var. Akşamları biraz fazla yemek yendiğinde kan içindeki yağ kolesterol ve protein miktarı artarak akışkanlık azalır. Akşam yemeğinde ve yatmadan önce içilen birkaç bardak su kanın akışkanlığını artıracağı için kalp krizi riskini de azaltıyor. Bu nedenle sağlımız için gün içinde 2-2.5 litre yatmadan önce de en az birkaç bardak su içmeliyiz.”

Cinsel yolla bulaşan 6 önemli hastalık!

Filed under: Sağlık - 27 Haz 2010

cinsel-yolla-bulasan-6-onemli-hastalik

Cinsel yolla bulaşan hastalıkların, kadınlar üzerinde erkeklerden daha fazla etki gösterdiği belirtilse de oldukça tehlikeli ve ölümcül hastalık erkek kadın demeden hayatı tehdit ediyor

Cinsel yolla bulaşan hastalıkları çoğu tedavi edilebilir. Tedavi edilmediklerinde ise kısırlıktan ölüme kadar uzanan ciddi sonuçlara neden olabilir, anne karnındaki ya da yeni doğmuş bebekler için de tehlike oluşturur.
İşte cinsel yolla bulaşan hastalıklar:

Bel soğukluğu: Erkeklerde sık ve yanmalı idrara çıkma ve akıntı; kadınlarda ise bol akıntı, adet düzensizliği sık ve yanmalı idrara çıkma şeklinde belli olur. Tedavisi olan ve en çok görülen cinsel yolla bulaşan hastalıklardan biridir. Karın içi iltihaplanmalara, kısırlığa ve üreme organlarında apselere neden olur. Gebe kadında doğum kanalından bebeğe ulaşabilir. Yeni doğan bebekte körlük akciğer enfeksiyonu gibi hastalıklara yol açabilir. Hastalık bulaştıktan son 2-3 hafta sonra belirtiler ortaya çıkar.

Sifiliz(Frengi): Tüm vücudu etkileyen bir hastalıktır. Erken fark edildiğinde tedavi edilebilir. Tedavi edilmediğinde sinir sistemine zarar vererek körlüğe ve sağırlığa yol açar, kalp kasına zarar vererek kalp hastalıklarına, vücudun bazı yerlerinde tümör oluşumuna hatta hastanın ölümüne neden olabilir.

Genital uçuk: Üreme organlarında kaşıntılı ve ağrılı uçuk şeklinde sivilcelerle kendini gösterge ve bu sivilcelere çok ağrılı yaralara dönüşür. Kendiliğinden iyileşse de tekrar eden bir hastalıktır. Tedavisi zordur. İdrar yollarında hastalıklara,menenjite, kadınlarda rahim ağzı kanseri ve düşüklere neden olur. Bebek doğarken annesinin doğum kanalından hastalığı alabilir. Bebeğin gözlerini, derisini, sinir sistemini etkiler, bebeğin ölümüne yol açabilir.

Lahana ve limon kabuğundaki sır nedir?

Filed under: Sağlık - 27 Haz 2010

Lahana ve limon kabuğundaki sır nedir? trans Lahana ve limon kabuğundaki sır nedir?

Vücudun ihtiyaç duyduğu yağları içeren ama şişmanlatmayan yemiş hangisi? Hangi bitkiler doğal östrojen içerir? Tarkan Güveloğlu bitki ve bazı besinlerdeki doğal koruma gücünü anlatıyor.

Yeşillerin anası
Yıpranmış hücrelerin yenilenmesini sağlayan besinlerden biri lahana. Aslında bu sebzeyi yeşil besinlerin anası olarak da adlandırabiliriz. Son zamanları moda besin olan “Brüksel lahanası”nın yerine yüze yüz yerli olan yeşil lahanamıza itibarını geri verebiliriz. Eski Romalılar’da hekimler lahana ile tedavi edip, birçok hastalığı onunla gideriyorlardı. Eski kitaplarda lahanayı göklere çıkaran metinler var. Hatta o günden bu zamana kadar gelen bir de atasözleri var: “Evinin bahçesine lahana eken her hane sahibi, aktar dükkânım var diyebilir!”. İşte lahananın sağlığa etkisi sayısız… Aynı zamanda yaşlanmayı önleyici mineral olarak kabul edilen selenyum da içeriyor. Bu madde sağlıklı bir cilt verir. Gençleşmek için tüketilmesi gereken besinler arasında yer alan lahanayı mutlaka tüketmelisiniz.

Doğal östrojenler
Tabiatın gücündeki yüksek koruma etkisi bunlarla sınırlı değil. Bitkilerde büyümeyi ve gelişmeyi hızlandıran “östrojen hormonu”na benzeyen hormonlar da var! Bir araştırmaya göre, kırsal yerlerde hayvan çiftliği olanlar bazı yonca türlerinin etkisini fark etmiş. Bu yoncayı yiyen atların tüyleri çok parlak bir hale gelmiş. Bazı otlar da koyunların doğurganlığını artırmış. İşte bu bitkilerdeki östrojenin varlığının küçük bir örneği.

Östrojen üreten bedenlerin sağlıklı bir cilt ve parlak bir görünümleri olduğunu unutmayalım. Bu nedenle soya fasulyesi, soğan, kuru fasulye, bezelye, mercimek, brüksel lahanası, zeytinyağı, ay çiçek yağı, susam, sarımsak, pirinç, ketentohumu, yerfıstığı, armut ve ahududu ve böğürtlenin evinizde özel bir yeri olsun!

Hamile kalmadan önce ideal kilonuzda olunuz

Filed under: Sağlık - 27 Haz 2010

Hamile kalmadan önce ideal kilonuzda olun

Her kadın “Hamile kaldığımda çok kilo alacak mıyım, daha sonra bu kiloları verebilecek miyim?” sorusuna odaklanır. Ancak hamile kaldıklarında ideal kilolarında olup olmadıklarını pek önemsemezler. Aslında anne adayının da doğacak bebeğin de sağlığı açısından önemli unsurlardan biridir, anne adayının ideal kilosunda olmasıdır.

Hamileliğe İdeal Kilonuzla Başlayın, Hem Bebeğiniz Hem Siz Daha Sağlıklı Olun

Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Asena Ayar hamileliğe kilolu ya da normal kilosunun altında başlayan anne adayları ve hamilelik döneminde normalin üzerinde kilo alan annelere bazı önerilerde bulunuyor.

Fazla Kilo, Çocuk Sahibi Olmayı Olumsuz Etkiliyor

Fazla kilo ile yumurtlama problemleri, kıllanma ve insülin resistansı arasında yakın bir ilişki olduğu ve bunların çocuk sahibi olmayı olumsuz etkilediği ispatlanmıştır. Öyle ki, kadında adet düzensizliği ya da yumurtlama problemleri var ise, sadece kilo vererek ve egzersiz yaparak, adetler düzenlenebilir, kiloya bağlı kan metabolizması değişiklikleri geriye döndürülebilir.

25 Haziran 2010

Sağlık bakanlığından sıfır beden uyarısı!

Filed under: Sağlık - 25 Haz 2010

Sağlık Bakanlığı, bilinçsizce yapılan çok düşük kalorili sağlıksız zayıflama diyetlerinin, baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, yorgunluk, kalp ritminde bozukluk, tansiyon düşüklüğü, saç dökülmesi gibi pek çok sağlık sorununa neden olabileceğini hatırlattı.

Sağlık Bakanlığı, değişen beslenme alışkanlıkları ve güzel görünmeyi ’sıfır beden’ gibi ölçülere indirgeyen anlayışın, özellikle gelişme çağındaki çocuk ve ergenler üzerinde olumsuz psikolojik ve fizyolojik etkiler yarattığına dikkat çekti.

Bakanlık’tan yapılan açıklamada; manken diyetleri, mucize diyetler, şok diyetler gibi hızlı kilo kaybına neden olan ancak uzun vadede önemli sağlık sorunlarına yol açabilen diyetlerin, medyatik ve ticari amaçlar nedeniyle yaz aylarına yaklaştığımız şu günlerde sıklıkla gündeme geldiği ve pek çok genç tarafından sıfır beden olma isteğiyle bilinçsizce uygulandığı belirtildi.

Ergenlerde bir moda haline gelen sıfır beden tutkusunun sağlığı önemli ölçüde tehdit ettiği, bu dönemde dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin, büyüme hızını yakından etkilediği ifade edildi.

1515 400x318 Sağlık bakanlığından sıfır beden uyarısı!Özellikle genç kızların, yaşıtlarınca beğenilen ince bir vücuda sahip olma isteğiyle, bilinçsizce ve kontrolsüzce çevreden duyduğu çok düşük kalorili zayıflama diyetlerini uygulayabildiği belirtilerek, “Ancak bu durum, büyüme ve gelişmede duraklama, adet yaşında gecikme ve adet düzensizlikleri, iskelet sisteminin gelişiminde anormallikler gibi pek çok sağlık probleminin ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.” denildi.

Gebelikte ilaç alımına dikkat

Filed under: Sağlık - 25 Haz 2010

Hamilelik sürecinde kullanılan kimi ilaçların, gebelikte geçirilen enfeksiyonların, doğumda sorun yaşanmasının, bebeğin yoğun bakımda yatmasının, bebekte   özür bulunmasının işitme kaybı açısından önemli risk faktörü olduğu belirtildi.

Uzmanlar, çocukluk döneminde menenjit, sarılık, yüksek ateşli hastalık ya da havale geçirilmesinin, iç kulağa zararlı ilaç kullanımının ve aile öyküsü bulunmasının ileri dönemde işitme engelinin gelişmesi açısından risk doğurduğunu belirterek, bu tür çocukların, 6 yaşına kadar belirli aralıklarla hekim kontrolünden geçmesi gerektiğini bildirdi.

gebelikte ilac kullanimi Gebelikte ilaç alımına dikkat

Sağlık Bakanlığı Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim Araştırma Hastanesi Kulak-Burun-Boğaz (KBB) Klinik Şef Yardımcısı Doç. Dr. Ali Özdek, Türkiye’de her yıl ortalama 1 milyon 300 bin bebek dünyaya geldiğini, doğan her bin bebekten 3′ünün işitme engelli olduğunu söyledi.

Erken teşhisle bebeklerin yüzde 90′ından fazlasının tedavi edilebildiğini vurgulayan Özdek, ailelerin bebeklerine mutlaka işitme taraması yaptırtması gerektiği uyarısında bulundu.

İdrar yolu enfeksiyonları sakın ihmal etmeyin

Filed under: Sağlık - 25 Haz 2010

12abc22 400x219 İdrar yolu enfeksiyonları sakın ihmal etmeyin

Özellikle çocukluk döneminde gerekli tedavisi yapılmayan veya farkına varılmayan idrar yolu enfeksiyonlarının, ileri yaşlarda böbrek yetmezliğine neden olabildiği bildirildi.

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı …

Tuvalet kullanımı çok önemli

Filed under: Sağlık - 25 Haz 2010

Klozetler, parazitel, mantar, tifo, dizanteri ve hepatit-A gibi hastalıklara yol açabilir.  

Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Uzmanı Dr. Ahmet Özkul,bulaşıcı hastalıkların yayılmaması için tuvalet kullanımının çok önemli olduğunu söyledi.

Alafranga tuvaletlerin genel kullanımlarda oldukça zararlı olduğuna dikkat çeken Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Uzmanı Dr. Ahmet Özkul, şöyle konuştu: ”Bizim kültürümüzde alaturka tuvaletler var. Ama son dönemde modernleşmeyle birlikte alafranga tuvaletlerle karşılaşıyoruz. Genel kullanım amaçlı olan tuvaletlerde, alafranga tuvaletler birçok hastalıkların bulaşmasına ve temizliğin yerine getirilemeyişine sebep oluyor. Onun için topluma açık tuvaletlerde klozetlerin kullanılması zararlı oluyor, doğru olmuyor. Klozetler, parazitel hastalıklar, mantar hastalıkları, tifo, dizanteri ve hepatit A gibi dışkıyla bulaşan hastalıkların bulaşmasına sebep olabilmektedir. Genel kullanımlı merkezlerde mutlaka alaturka tuvaletin olması gerekir. Bu halk sağlığı açısından olduça önemlidir.”

100 kadından 40′ı adet döneminde başka biri oluyor

Filed under: Sağlık - 25 Haz 2010

Pek çok kadının ortak sorunu, Adet Öncesi Gerginlik Sendromu. Başağrısından öfkeye kadar bir dizi şikayete yol açan bu sendroma karşı çeşitli tedavi yöntemleri uygulanıyor.

Acıbadem Maslak Hastanesi Adet Öncesi Gerginlik Sendromu Kliniği Sorumlusu Kadın Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özkan Öztürk, bu durumun bir hastalık olmadığı için kadının yaşam kalitesini ve sağlığını artırmak için tedavi uygulandığını belirtiyor.

Kadınlar her ay adet dönemlerine yakın fiziksel ve ruhsal gerginlikler yaşıyor. İşyeri ve aile içi tartışmaları en çok bu dönemde oluyor. Çünkü kadınların hoşgörüsü, sabrı, dayanma gücü en aza iniyor.

Gece sürekli delinen uyku, şiddetli baş ve karın ağrıları, halsizlik, aşırı tatlı yeme isteği, mutsuzluk, karamsarlık duygusu kadınları esir alıyor. Her ay tekrarlanan Adet Öncesi Gerginlik Sendromu olarak tanımlanan bu değişiklikler, kadınların hayatını zorlaştırıyor. Kadınların bu zor anlarıyla başa çıkmalarına yardımcı olmak ve hayatını kolaylaştırabilmek amacıyla Acıbadem Maslak Hastanesi’nde Adet Öncesi Sendromu yaşayan kadınlara özel bir klinik kuruldu.

“Adet Öncesi Gerginlik Sendromu Kliniği” Sorumlusu Kadın Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özkan Öztürk, adet öncesi dönemde her 100 kadından 95′inin fiziksel ve ruhsal gerginlikler yaşadığını, yüzde 40′ının ise bu gerginlik yüzünden günlük yaşamda sorunlarla karşı karşıya kaldığını, bunların da yüzde 5-10′unun çok ciddi boyutlarda rahatsızlık duyduğunu ifade ediyor. Üstelik bu belirtiler her kadına göre de değişiyor. Sendrom; adetten 2–14 gün öncesinden başlayan fiziksel ya da ruhsal çok değişik bulguların ortaya çıkması fakat adet kanamasıyla birlikte 10–12 günlük süre içinde kaybolması, adeta değişik bir kişilik yapısında hayatını sürdürmesi, ay ve ay tekrar etmesi ile kendini belli ediyor.

Belli başlı belirtiler şunlar:

Baş ağrısı
 Göğüslerde hassasiyet ve dolgunluk hissi
 Karında şişkinlik ve ağrı
 Vücutta ödeme bağlı şişkinlik oluşması
 Tatlı ve tuzluya iştah duyulması
 Ruhsal bir gerginlik hali
 Sabırsızlık
 Duygusal dalgalanmalar (bir anda gülerken, bir anda ağlamaklı olmak)
 Hoşgörüsüzlük
 Sinirli ve sert davranışlar

Eğer bu belirtiler kişinin günlük yaşantısında ciddi bozukluklara neden olmuyorsa, tedaviye gerek duyulmuyor. Ancak hasta bundan rahatsız olup geliyorsa, ilişkilerinde kopukluklar yaşıyorsa, mesleki yaşamı etkileniyorsa Adet Öncesi Gerginlik Sendromu ile ilgili destek verilmesi gerekiyor.

SARA, MİGREN ATAKLARINI ARTIRIYOR

Adet öncesi dönemde kendi tanısını almış birçok tıbbi rahatsızlık (sara, migren, astım nöbetleri, alerjik reaksiyonlar gibi) artabiliyor. Bu hastalıklar kendilerine özgü tedavilerinin yanısıra, Adet Öncesi Gerginlik Sendromu’nun tedavisinden de yarar görebiliyorlar. Sara hastası bir kadın adet öncesinde hastalığıyla ilgili bir alevlenme yaşıyorsa, Adet Öncesi Gerginlik Sendromu tedavisinden de sara adına yarar görebiliyor.

PROGESTERON HORMONU VÜCUDUN DÜZENİNİ ALTÜST EDİYOR

Adet öncesi döneminde salgılanan progesteron hormonuna vücut ve beyin uygunsuz tepkiler gösterebiliyor. Tamamen doğal ve fizyolojik olan bu biyolojik süreç de vücudun progesteron hormonunun azalıp yükselmesine verdiği bir anlamda uygunsuz tepki veriyor. Kültürel yapıda ağrının algılanmasında önemli bir etken. Kadının ekonomik ve sosyal özgürlüğüne kavuştuğu kültürlerde bu bulgular daha çok ruhsal yönden ortaya çıkıyor. Ruhsal bulguların ortaya konmasının kabul görmediği kültürlerde fiziksel bulgularla ortaya çıkıyor, eşine bağırmanın hoş karşılanmadığı kültürde bel ağrısıyla kendini gösterebiliyor.

ilginç ama gerçek sağlıklı bilgiler

Filed under: Sağlık - 25 Haz 2010

Beslenmenizde ve yaşam tarzınızdaki ufak değişiklikler sağlığınızı mutlaka etkiler. Uzmanlar, ilginç ama gerçek   sağlıklı   bilgilerini açıkladı.

Hafta sonunu yatarak geçirmeyin

 Boş günlerinizi evde yatarak geçirmeyin. Migren genellikle haftasonu   sabahlarında ortaya çıkar. Uyku düzeninizi değiştirmenizin beyninizdeki hipotalamusta negatif bir etki yaratır. Hipotalamus hormonları düzenler ve bu da baş ağrısına neden olabilir.   Ayrıca   bütün günü evde uyuyarak geçirdiğinizde sabah içtiğiniz kahve ya da çayı da içmemiş olursunuz. Her zaman aynı düzende hareket etmeye çalışın. Eğer çok yorgunsanuz, günün ilerleyen saatlerinde uzanın.  

Bütün renklerden yiyecekler tüketin

 Genel olarak çeşitli renklerde yiyecekler   almalısınız . Her renk başka bir sağlıklı antioksidanı ve besini içerir.   Meyvelerin içinde bulunan C vitamini, yeşil sebzelerden hatta ıspanaktan bile daha fazla demir emilimini artırır.     Alışveriş   sepetine çeşitli renklerde yiyecekler koyduğunuzdan emin olun. Trafik ışıklarını düşünün: Biraz yeşil, biraz turuncu ve biraz kırmızı.    

Dişlerinizi fırçalarken tek ayağınızın üstünde durun

Sırtınızı koruyan kaslarınızın çalışması için dişlerinizi fırçalarken tek ayak üzerinde durun. Genellikle çoğu insan bu kaslarını çalıştırmayı bilmiyor. Bu yüzden bu egzersiz bu kasların çalışması için çok kolay bir yol. Bir egzersiz topunun üzerinde oturduğunuzda olan etkinin aynısı yaratıyor. Dişlerinizi tek elinizle fırçalayın ve dişinizi fırçaladığınız elinizin ters tarafındaki ayağınızın üzerinde durun. 1 dakika sonra tam tersini yapın.

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »