miyon tedavisi | Ahmet Maranki

miyon tedavisi



MİYOM ÇIKARILMASI (MİYOMEKTOMİ)

Bu konuyu daha iyi anlayabilmek için miyom konusunu mutlaka okuyunuz.

Miyom konusunda belirtildiği gibi miyomlar rahim kasından kaynak alan hemen tümü selim tabiyatlı oluşumlardır. Özellikle 35 yaşından itibaren kadınların önemli bir kısmında hassas yöntemler kullanılarak (vajinal ultrasonografi) yapılan incelemelerde bir veya birden fazla miyom saptanabilir.

Bu yazının amacı miyomların hangi durumda çıkarılması gerektiğini anlamanıza yardımcı olmak ve ameliyat tekniği konusunda bilgi sahibi olmanızı sağlamaktır.

Hangi Durumlarda Miyomlar Çıkarılmalıdır

Miyomlar nispeten sık görülürler ve çoğu durumda yapılması gereken bu oluşumların büyüyüp büyümediğinin belirlenmesi için düzenli olarak yapılan takiplerdir. Yani miyomların yalnızca az bir yüzdesi için ameliyat gerekir.

Genel olarak söylemek gerekirse miyomlar kadının günlük yaşamını olumsuz yönde etkiliyorsa veya rahimde saptanan kitlenin miyom olduğundan emin olunamıyorsa (miyom sanılan kitlelerin çok ufak bir yüzdesi gerçekte kötü huylu bir tümör olabilmektedir) ameliyat yoluna gidilmesi tercih edilir.

Miyomların ilaçla tedavisi mümkün müdür?
Miyomlar östrojen hormonu etkisiyle büyüyen kitlelerdir. Vücutta östrojen hormonu salgısını durduran ilaçlar (Geçici menopoza sokan “GnRH analogları”) miyom boyutlarında küçülmeye neden olurlar. İlaç tedavisi kesildikten belli bir süre sonra miyomlar tekrar büyürler. Özellikle endometriyozis tedavisinde kullanılan bu ilaçlar kadını östrojen hormonunun eksilmesine baÄŸlı ortaya çıkan risklerle baÅŸ baÅŸa bıraktıklarından yalnızca kısıtlı bir süre için kullanılabilirler. Günümüzde miyom tedavisinde bu ilaçların tek kullanım alanı büyük miyomlara uygulanacak ameliyat öncesinde miyom boyutlarını küçülterek ameliyat risklerini azaltmaktır.

Miyomların kendiliğinden küçülmesi mümkün müdür?

Miyomlar östrojen hormonuna bağımlı oluşumlardır. Bu nedenle östrojen salgısının azaldığı menopoz döneminde miyomların çoğu küçülürler ve hatta ortadan kalkabilirler.

Ayrıntılı olarak incelenecek olursa aşağıdaki durumlar ameliyat gerekliliği oluştururlar:

Miyom veya miyomların düzensiz kanamalara neden olması:

Düzensiz kanama nedeniyle yapılan jinekolojik deÄŸerlendirmede saptanan miyomların kanama düzensizliÄŸinin nedeni olduÄŸu düşünüldüğünde bu miyomların ameliyatla çıkarılması tercih edilir. Özellikle “submüköz” adı verilen rahim iç tabakasına yakın komÅŸulukta yer alan miyomlar adet kanamasının uzun sürmesi, ara kanama, lekelenme tarzında kanama gibi sorunlara neden olabilirler. “İntramural” adı verilen rahim kası içine gömülü miyomlar ise genellikle adet kanamasının uzun sürmesine neden olurlarken “subseröz” cinste olanlar genellikle kanama bozukluÄŸuna neden olmazlar.

Miyom veya miyomların komşu organlara bası yaparak bu organların işlevlerini olumsuz yönde etkilemesi:

Özellikle büyük miyomlar rahimle yakın komşulukta bulunan idrar yollarının veya bağırsakların işlevlerini olumsuz yönde etkileyebilirler:

İdrar torbasına bası yapan miyomlar sık idrara çıkma, bazen idrar tutamama veya idrar yapamama şikayeti yapabilirler. Çok büyük miyomlar rahimin her iki yanında sağlı sollu seyreden idrar kanallarına bası yaparak böbreklerden idrar torbasına idrar akışını engelleyebilirler. Çok ender görülmesine karşın bu durum böbrek işlevlerinin kalıcı olarak hasar görmesine neden olan ciddi bir durumdur.

Bağırsaklara ve özellikle de kalın bağırsağa bası olması durumunda dışkılama işlevi olumsuz etkilenebilir.


Benzer yazılar

Yorum Yapılmamış »

Henüz yorum yapılmamış.

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. TrackBack URI

Yorum Yaz

(Gerekli)

(gerekli)